hayatı kolaylaştıran mucizeler

Ne altın ne de borsa en iyi yatırım taksiye

11/10/2008 • Kategori: ekonomi

Ne altın ne de borsa en iyi yatırım taksiye

> Mustafa Sezer İstanbul

13 milyon kişiye yetmiyor

Uzmanlar, ticari taksi plakasını bu denli pahalı hale getirenin ise sektörün iyi para kazandırması olduğunu belirterek bunun da satışını kolaylaştırdığını söylüyorlar. Ayrıca ticari taksi plakalarının piyasada fazla sayıda alıcı

bulmasının bir başka nedeninin ise yatırım aracı olarak görülmesi olduğu belirtiliyor. Taksilerin fiyatının düşmemesi ve kaybettirme riskinin olmaması da yatırımcıyı taksi plakasına yönlendirmedeki en büyük etken.

Son 15 yılda bir çok siyasi ve ekonomik kriz yaşayan Türkiye 'de yatırımcıların güvenli limanı taksi plakaları oldu. Taksi plakaları altı yılda 110-115 bin YTL 'den 550-600 bin YTL 'ye yükseldi. 2002'den itibaren enflasyonun kademeli olarak düşmesi faizleri de beraberinde aşağı çekerken, yatırım araçları içinde yer alan dolar, altın ve borsanın getirisi taksi plakasının yanına bile yaklaşamadı. Üstelik taksilerin aylık kirasının 2500 YTL olduğu hesaplandığında bugünün fiyatlarına göre 72 aylık getirisi 150 YTL 'yi aştı.

DOLAR ALTI YILDA ERİDİ

Aynı dönemde Cumhuriyet altını 80 YTL 'den 240 YTL 'ye, borsa 12.500 puandan 38 bin puana çıktı. Dolar ise 1.4750'den 1.19 YTL 'ye geriledi. 12-13 milyon nüfusa sahip İstanbul 'daki taksi sayısının 20 bin civarında bırakılması plaka fiyatlarının yükselmesini sağladı. 2001 krizi sonrasında hızla yükselişe geçen taksi plakaları 2004'te 350 bin YTL 'ye 2006'da ise 600 bin YTL 'ye kadar yükseldi. Geçtiğimiz yıl bir ara 700 bin YTL 'ye kadar yükselen taksi fiyatları bu yıl global krizle birlikte 550-600 bin YTL 'ye geriledi.

YATIRIM ARACI GETİRİ (Yüzde)

Taksi 500

Borsa 300

Cumhuriyet altını 300

Dolar -18

Minibüs hattını metro vurdu

Ticari taksi plakası gibi oldukça iyi kazandıran bir diğer unsur olan münibüs hatları ise metronun devreye girmesiyle hat sahiplerini üzdü. Avcılar - Topkapı metro sisteminin devreye girmesiyle en değerli hatlardan birisi olan Topkapı -Bakırköy hattı 600 bin YTL 'den 300 bin YTL 'ye geriledi. Anadolu yakasında ise E-5 karayolu üzerinde yapımı devam eden ve en geç 2010'da tamamlanması planlanan Kartal -Kadıköy metrosu en çok Uğur Mumcu -Kadıköy , Kartal -Kadıköy ve Harem Gebze minibüslerini etkiledi. Uğur Mumcu hattında bir ara 900 YTL 'ye çıkan plaka fiyatı 600 YTL 'ye indi.

İÇ HAT KAZANDI

Bayrampaşa -Esenler -Atışalanı -Yüzyıl gibi iç hat münibüslerin hat ücretleri ise yüzde 10 civarında arttı. Minibüs hatlarında ise değerini koruyan ve en gözde hatlar Kadıköy - Ümraniye ve Üsküdar Ümraniye hatları oldu. Bu hatların fiyatı 1 milyon YTL .

>' id ='ctl00_ContentPlaceHolder1_btnNext2' style ='color :#C00000;font -size:11px;font -weight:bold ;' />

Kaynak: Türkiye

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

yatırım yaparken nelere dıkkat etmeliyiz

11/10/2008 • Kategori: ekonomi

Tasarruf : Gelirinizin tamamını harcamıyorsanız tasarruf ediyorsunuz demektir. Tasarruflarınızı genellikle güvenli yerlere koymak ve paranıza istediğiniz an ulaşmak istersiniz. Bunun için paranızı evde veya kasada tutabilirsiniz. Ama her tasarruf edilen para yatırım yapılan para demek değildir. Evde tuttuğunuz paranız için gelir elde etmez, hatta enflasyon karşısında zarara uğrayabilirsiniz.

 

Yatırım : Paranızı gelir getiren bir araca koyduğunuzda yatırım yapılmış demektir. Örneğin paranızı vadeli mevduat hesabına yatırabilir ve faiz geliri elde edebilirsiniz. Paranızı bankaya yatırmaktan başka da çok çeşitli yatırım araçları mevcuttur. Arsa, ev gibi gayrımenkul, veya döviz de birer yatrım aracıdır. Sermaye piyasalarında yatırım yapmak ise hisse senedi, tahvil, devlet tahvili, yatırım fonu katılma belgesi, v.b. sermaye piyasası araçları ile olur. Yatırım yapılırken eldeki paranın ne kadar süre ile o yatırımda tutulabileceği de önemlidir. Bazı yatırımlar uzun vadede iyi getiri sağlar, kısa vadede paraya çevrilirse karlı olmaz. Ayrıca parayı yatırırken, katlanılacak riskin de her yatırımcı tarafından iyice düşünülmesi ve ondan sonra karar verilmesi gerekir. Yatırım için önemli olan başlamaktır. Küçük miktarda ve sizin için hayati önemi olmayan bir parayla değişik yatırım araçlarını denemeye başlayabilirsiniz. Zaman içinde daha çok şey öğrenirsiniz. Yatırım yaparken soru sormayı unutmayın.

 

Risk Üstlenme Durumunuzu Belirleyin

 

Risk üstlenmeden önce riskle ilgili bazı temel konuları anlamakta fayda vardır.

 

Risk Nedir? Risk temel olarak yatırılan paranın kaybedilme tehlikesidir. Bu ileride olacak olayların belirsizliğinden kaynaklanmaktadır. Ana paranın geri ödenmeme riskinden başka, faiz riski, döviz riski v.b gibi yatırım aracının fiyatını ve dolayısıyla getirisini etkileyen riskler de vardır. Bir yatırımın riski ne kadar yüksekse, o yatırım için vaadedilen getiri de o kadar yüksek olacaktır. Yüksek riskli bir yatırımda eğer işler iyi gider ve vaadedilen getiri alınabilirse yatırımdan yüksek gelir elde edilmiş olacaktır. Ancak bu durumda doğal olarak, beklenen yüksek getiriyi elde edememe– hatta yatırılan paranın da kaybedilmesi - tehlikesi de daha büyüktür. 

 

Yatırılan paranın kaybedilme tehlikesinin düşük olduğu yatırımlardan beklenecek getiri ise nispeten düşük olmaktadır. Buna göre, yatırım yapılırken herkesin ne kadar riske katlanabileceğini çok iyi tartması gerekir. Vaadedilen getiri yükseldikçe beraberinde riskin de arttığı unutulmamalıdır. Bu mali piyasaların temel kuralıdır.

 

Risk Çeşitleri Nelerdir? 

 

Borçlanma araçlarında risk iki türlüdür. Birincisi faiz oranı riski olup, piyasa faiz oranlarının değişmesiyle ilgilidir. Piyasa faiz oranlarının yükselmesi borçlanma aracının değerinin düşmesine yol açmaktadır. 

 

İkinci risk türü ise anaparanın ödenmemesiyle ilgilidir. Örneğin tavili ihraç eden şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi durumunda ortaya çıkan risk bu türdendir.

 

Hisse senedi gibi ortaklık hakkı sağlayan araçların riski ise şirketin gelecekte beklenen temettüyü ödeyememesinden veya satış anında senedin yeterli talep görmemesinden kaynaklanır. Şirketin iflası halinde ise ortaklar (hisse senedi sahipleri) şirketin tüm alacaklılarına ödemeler yapıldıktan sonra kalan tasfiye bakiyesine payları oranında katılırlar.

 

Riski iki ana grupta toplamak mümkündür;

 

  • Genel olarak bütün mali araçları etkileyen faktörlerden kaynaklanan risk 

  • Bir mali aracın kendisine has özelliklerden kaynaklanan riskler (iş riski, finansal risk, likitide riski) 

“Bir mali aracın riski” denildiğinde bu iki tür riskin toplamı anlaşılır.

 

Makroekonomik koşullar, milli gelir artış hızı, faiz oranı ve enflasyon oranı riski etkileyen unsurlardandır. Örneğin ekonominin genelinde bir durgunluk, bütün mali araçlar üzerinde etkili olabilecek bir unsur iken, iklim koşulları daha çok tarım işletmelerinin hisse senedi fiyatlarını etkiliyen bir risk unsurudur. İklim koşullarından kaynaklanan riskten tarım işletmelerinin hisse senetlerini almayarak kaçınmak mümkün iken, ekonomik durgunluktan kaynaklanan riskten kaçınmak genelde mümkün değildir.

 

Peki bundan kurtuluş yok mu? Acaba bu kuralı nasıl lehimize işletebiliriz? Günümüzde çeşitli matematiksel ve istatistiki teknikler kullanılarak yapılan ve ayrı bir uzmanlık alanı haline gelmiş bu çözüm yoluna “riskin dağıtılması” yani çeşitlendirme ve portföy yönetimi denir. Portföy bir menkul kıymet yatırımcısının sahip olduğı menkul kıymetlerin tümüdür.

 

Çeşitlendirme

 

Yatırımcı çeşitli yatırımlar arasında parasını dağıtarak bir yatırımdan para kaybederse diğerinden para kazanacağını umarak toplam riske karşı kendini korur. Bu stratejiye çeşitlendirme denmektedir. Buradaki temel fikir “bütün yumurtaları aynı sepete koymamak” şeklinde özetlenebilir. Bu yöntemle yatırım araçlarının kendine özel riskleri dağıtılarak bir koruma sağlanmış olur, ancak piyasanın genelini etkileyen risklerden bu yöntemle kurtulmak mümkün değildir. Çeşitlendirme yatırımınızın piyasadaki düşüşlere maruz kalmayacağını garanti etmez, ama riski dengelemenize yardımcı olur.

 

Yatırımda Vade

 

Bir yatırımın getirisi o yatırımın riskine bağlıdır demiştik. Getiri aynı zamanda yatırımın vadesi ile de ilgilidir. Paranızı ne kadar uzun süre çekmeden o araçta tutarsanız bekleyeceğiniz getiri de o ölçüde yüksek olacaktır. Örneğin bir yıl vadeli mevduat hesabının faizi bir ay vadeli hesap faizinden daha yüksek olmaktadır.

 

 

Menkul Kıymet Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Konular

 

Menkul kıymet yatırımlarında önemli olan 

  • Risk 

  • Getiri 

  • Likitidedir

Getiri: Her aracın getirisi verdiği faiz veya temettüye göre değişmektedir. Enflasyonun artığı ortamlarda sabit faizli araçlar talep görmez. Piyasa faiz oranına yada başka bir değere bağlı olarak değişen faiz oranlarına sahip araçlar tasarruf sahibinin yatırımının reel değerini koruduğu için daha avantajlıdır.

 

Faiz veya temettü gelirinden başka, menkul kıymetin alış satış fiyatları arasındaki fark da getirinin bir bölümünü oluşturur. Örneğin bir hisse senedini düşük fiyattan alıp daha yüksek bir fiyattan satarsanız sermaye kazancı elde etmiş olursunuz.

 

Likitide; Bir aracın talep görmesi için tasaruf sahibinin istediği anda elindeki menkul kıymeti satarak paraya dönüştürebileceğinden emin olması gerekir. İkinci el piyasası iyi işleyen menkul kıymetleri elden çıkarmak daha kolay olmaktadır.

 

Ne Miktarda ve Ne Süreyle Yatırım Yapabiliriz?

 

Ne miktarda yatırım yapacağınız, yatırım araçları arasında seçim yapmanızı etkiler. Çünkü bazı menkul kıymetlere yatırım yapabilmeniz için asgari bir miktar vardır. Eğer asgari miktarınız yoksa o araca hemen yatırım yapamazsınız, bunun için gerekli olan parayı biriktirmeniz gerekir. Bu da sizin düzenli olark her ay ne kadar tasarruf edebileceğinize bağlıdır.

 

Asgari bir yatırım limiti aranan yatırımlar şunlardır:

 

Finansman bonosu, hazine bonosu, devlet tahvili, banka bonosu ve banka garantili bono gibi sabit getirili araçlarda asgari yatırım tutarı küpür büyüklüğü ile sınırlıdır.

 

Hisse senedine yatırım yapmak isterseniz, borsadan istediğiniz miktarda hisse senedi alamazsınız. Borsada hisse senedi işlem birimi lotdur ve bir lot 1000 adet hisse senedi demektir. Bu nedenle almak istediğiniz hisse sendinin fiyatı 2500 TL ise en az 1000 adet hisse senedi almanız gerektiğinden en az 2.500.000 TL paranızın olması gerekir. Hisse senedinin asgari yatırım miktarı hisse senedinin birim fiyatına göre değişmektedir. Eğer bir lot alacak paranız yoksa lot altı piyasasından alım yapabilirsiniz.

 

Paranızı sermaye piyasası araçlarına değil de repo veya mevduat gibi para piyasası araçlarına yatıracaksanız asgari limit bankadan bankaya değişebilmektedir.

 

Yatırım yapacağınız miktar kadar, yatırım yapacağınız süre de önemlidir. Yatırım yapacağınız sürenin uzunluğu sizin ne zaman paraya ihtiyacınız olacağına bağlıdır. Uzun vadeli yatırımlarınızı erken paraya çevirmek isterseniz kayba uğrayabilirsiniz. Eğer acele paraya ihtiyacınız olacaksa kısa vadeli yatırımları tercih etmeniz gerekir.

 

Yaptığımız Yatırımın Güvenirliliği Nedir?

 

Yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken nokta, yatırdığınız paranızı ve beklediğiniz kazancı zamanında alıp alamayacağınız ve paranızın enflasyon karşısında değer kaybedip kaybetmeyeceğidir.

 

Önemli bir adım da yatırımınızın sabit getirili araçlara mı, değişken getirili araçlara mı veya her ikisine birden mi yatırım yapacağınıza karar vermenizdir. Tahvil, hazine bonosu, devlet tahvili gibi araçlar sabit getirili olup getirisi önceden bellidir. Hisse senedinin getirisi ise önceden belli değildir, şirketin kar edip etmemesine bağlıdır.

 

Menkul kıymetlere doğrudan yatırım yapabileceğiniz gibi yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile dolaylı yolla da yatırım yapabilirsiniz.

 

Yatırım yaparken unutulmaması gereken bir nokta, menkul kıymet fiyatlarının düşebileceği gibi artabileceğidir. Bu konuda devreye risk faktörü girmektedir.

 

Yatırım Ürünleri ve Sizin Seçiminiz

 

Şimdi yatırIm için ürünler arasında karar verilecek noktaya geldiniz.

 

· Paranızın belirli aralıklarla yüksek düzeyde sabit ve devamlı bir gelir getirmesini ve bütçenize katkıda bulunmasını istiyorsanız tahvil alma yolunu seçebilirsiniz. Özel sektör tahvil faizleri genellikle banka mevduat faizinden daha yüksek olmaktadır. 

 

· Paranız devlet güvencesinde olsun isterseniz devlet tahvili veya hazine bonusu alabilirsiniz. 

 

· Biraz daha riski göze alarak yatırım yapayım diyorsanız seçiminiz hisse senedi olabilecektir. 

 

· Ya da bu araçlara tek tek yatırım yapıp doğrudan seçim yapmak istemiyorsanız yatırım fonlarını seçebilirsiniz. 

 

 

HİSSE SENEDİ VE TAHVİL NASIL ÇALIŞIR? 

 

Bir çok şirket yatırımcılara kendi senetlerini ve tahvillerini alma fırsatı sunar. Örneğin siz otomobil üreten bir şirketin iyi bir yatırım olduğuna inanıyorsunuz. Çünkü sizin bildiğiniz herkes onun ürettiği arabaları alıyor, sizin arkadaşlarınız bu şirketin arabalarının çok az bozulduğunu ve uzun yıllar çalıştığını söylüyor. Ayrıca araştırıp şirket hakkında mümkün olan şeyleri okuyup profesyonel yatırımcılardan şirketi araştırdınız veya bu araştırmayı kendiniz yaptınız ve araştırma sonrasında, bu şirketin iyi bir şirket olduğuna inandınız.

 

Otomobil şirketi hisse senedi ve tahvil sunmaktadır. Tahvilde şirket ana paranızı 2 yıl içinde geri ödemek ayrıca yılda iki kez size %70 üzerinden faiz ödemek istemektedir.

 

Eğer hisse senedi alırsanız, şirketin zayıflaması halinde paranızın başlangıç tutarını kaybedebileceğiniz potansiyel bir risk üstlenmiş olmaktasınız. Fakat aynı zamanda tahvilden kazanacağınızın üstünde hisse senedi değer artışı da söz konusu olabilir. Eğer hisse senedi alırsanız şirkete ortak olursunuz. Şirket iyi kazanırsa ve diğer yatırımcılar da böyle düşünürse para kazanırsınız.

 

Hisse senedi yatırımlarını uzun vadeli olarak düşünmek gerekir. İyi bir şirketin hisse senetleri kısa vadede dalgalanma gösterebilir, veya bazı dönemlerde düşük temettü (kar payı) ödeyebilir. Ancak karını dağıtmayıp yatırıma yönelten şirket uzun vadede daha çok değer de kazanabilir. Bu durumda hisse senetlerinin kısa vadede alınıp satılması yüksek getiri yaratmazken, uzun vadede karlı olacaktır.

 

Yatırımcının çelik, otomobil, veya telefon gibi çeşitli iş konularında hangi şirketinin en iyi olduğuna karar vermede uzman olması zor olduğundan, yatırımcılar genellikle şirketler hakkında araştırma yapan, onları inceleyen, şirket tavsiye eden profesyonellerin tavsiyelerine bağlı olmaktadır.

 

Hisse senedi ve tahvilde hangi şirketin gelecekte iyi olacağına karar vermedeki zorluk nedeniyle yatırımcılar yatırım fonlarını seçebilirler.

 

YATIRIM FONLARI 

 

Bir çok şirketin izahmamesi incelendikten sonra bir veya daha fazla profesyonel yatırım uzmanı şirketin hisse senetlerini veya tahvillerini almakta ve bir fonun içine koymaktadır. Yatırımcılar bu fonlardan hisse (katılma belgesi) alırlarsa hisselerinin değeri fonun içindeki hisse senetlerinin ve tahvilerin toplamının değerinin artmasına veya düşmesine bağlı olarak hareket eder. Böylece yatırımcı çeşitlendirmeden yararlanmış olur ve tek bir araca bağlanmanın riski ortadan kalkar. Yatırımcı fon katılma belgesi alım veya satımında genellikle bir ücret öder. Ayrıca her yatırım fonunda alınan “yönetim ücreti” ile fonu yöneten profesyonellerin harcamaları karşılanır ve ücretleri ödenir.

 

Eğer iki fon her yönden aynı ise sadece biri diğerine göre daha fazla ücret alıyorsa düşük maliyetli olanını seçerek daha fazla para kazanabilirsiniz.

 

Yatırım fonları bir çok yatırımcının hoşuna gitmektedir, çünkü:

 

· Her zaman küçük miktarlardaki parayla yatırım yapabilirsiniz 

 

· Bazı yatırım fonları çok sayıda şirkete yatırım yaptığından yatırımı dağıtarak riski azlatmaktadır. Küçük miktardaki paranız için yatırım fonu yatırımınızı çeşitlendirmenin en iyi yoludur. 

 

· Profesyonel fon yöneticileri yatırımları seçmekte ve devamlı olarak onları gözlemlemektedir. 

 

· Likiditasyon, yani nakde çevirme kolaylığı vardır. 

 

YATIRIMIN DEĞERİNİN ARTMASINI VE DÜŞMESİNİ ANLAMAK

 

Yatırımınızdan para kazanmanız,

 

· Şirketin rakiplerinden daha iyi performans göstermesine, 

 

· Diğer yatırımcıların da bu şirketin iyi bir şirket olduğunun farkına varmalarına, (böylece yatırımınızı satma vakti geldiğinde almak isteyecek yatırımcılar olacaktır) 

 

· İşi yürüten insanların dürüst çalışkan ve yetenekli olmasına bağlıdır. 

 

Şirketin kar etmesi tahviliniz için faiz ödeyebilmesi veya hisse senediniz için kar payı ödeyebilmesi için yeterli parası olduğu anlamına gelir.

 

Buna karşılık, eğer

 

· Rakipler sizin şirketinizden daha iyi ise, 

 

· Tüketiciler şirketin ürettiği malı satın almak istemiyorsa, 

 

· Şirket işin yönetimini beceremiyor, çok para harcıyor ve gelirleri giderlerinden fazla ise, 

 

· Satmak istediğinizde diğer yatırımcılar hisse senedi fiyatının şirketin performansına göre çok yüksek olduğunu düşünüyorsa, 

 

· Şirket yöneticileri dürüst değil ve paranızı iş yapmak yerine kendileri için harcıyorsa, 

 

· Yöneticiler iş konusunda yalan söylüyor, olmayan üretimi satmak için kontrat yapıyor, finansal durumuna sahte rakamlarla makyaj yapıp kolay kanan yatırımcının parasıyla şirketi finanse etmek istiyorsa, 

 

· Şirket hisse senetleri üzerinde manipülasyon yapılıyorsa, (Bu durumda fiyatlar şirketin gerçek değerini yansıtmaz. Fiyatları suni olarak yükselttikten sonra manipülatör kendi elindeki hisse senedini satmakta, böylece fiyat düşmekte ve yatırımcı parasını kaybetmektedir.) 

 

· Piyasa düşmüşken yatırımınızı satmak zorunda kalmışsanız 

 

Yatırımınızdan para kaybedebilirsiniz

 

YATIRIMCININ DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

 

1. Hızlı kar imkanı için çok acele yatırım yapmanızı söyleyen beklenmedik telefon, mektup veya tanımadığınız bir kişinin ziyaretinde çok dikkatli olun.

 

2. Kısa zamanda yatırımınıza yüksek getiri verileceği veya paranızın iki katına çıkarılacağı gibi sözlere şüphe ile bakın.

 

3. “Yarın çok geç olacak” veya “altın fırsatın avantajından faydalanmak isteyenlerin uzun bir bekleme listesi oluşturduğu, bunun için çabuk davranmak gerektiği” gibi sözlerle baskı yaparak para talep edenleri geri çevirin

 

4. Yatırım öncesinde, ilgilendiğiniz yatırım aracı ve şirketle ilgili izahname, halka arz belgesi, mali tablolar veya benzer dökümanları sorun. Sonra belgelerde küçük yazılar ile yazılmış şeyleri dikkatlice okuyun ve herhangi bir sey imzalamadan önce şartları doğru olarak anladığınızdan emin olun.

 

5. Herhangi bir tereddütünüz olursa, bir taahhüte girmeden önce avukatınızın veya yatırım danışmanınızın görüşünü alın.

 

6. Yaptığınız yatırımların, yani alınan hisse senetlerinin Kurul’a kayıtlı olan senetler olmasına dikkat edin. Bölgenizde yerel gazetelerde ilan vererek veya Kurul’a kayıt yaptırmadan senetlerini satan şirketlere kesinlikle ortak olmayın.

 

YATIRIMLARLA İLGİLİ BİLGİLER NEREDEN BULUNABİLİR?

 

İyi bir yatırımcı olmak için piyasayı izlemek yatırımları gözden geçirmek gerekir. Gereken durumlarda yatırımlarınızı bir araçdan diğer bir araca kaydırmanız gerekir.

 

Piyasayı izleyebileceğiniz belli başlı en temel araç günlük gazetelerdir. Günlük gazetelerin ekonomi sayfalarında ve ekonomi gazetelerinin belli yerlerinde faiz oranlarını, altın, döviz fiyatlarını, yatırım fonu katılma belgeleri fiyatlarını, hisse senedi fiyatlarını, borsa endeksi değerini bulabilirsiniz.

 

Ayrıca yatırımcıya yardımcı olan haftalık veya aylık dergiler de bulunmaktadır. Genellikle gazeteler pazar günü yatırım araçlarının haftalık değerlendirmesini yapmaktadırlar.

 

Borsa şirketin mali tabloları, mali tablo dipnotları, özel durum açıklamaları gibi bilgiler içeren yayınlar İMKB tarafından yayınlanmaktadır. Yatırım araçları hakkında aracı kurumların çeşitli yayınları vardır. Bunları müşterisi olduğunuz aracı kurumdan istiyebilirsiniz.

 

Basılı yayın dışında televizyon kanallarının ekonomi programlarından, teletex servisinden ve internetten piyasalarla ilgili bilgileri alabilirsiniz.

 

ARACI KURUM NASIL SEÇİLİR?

 

Yatırım için bütün sorunlarınız çözecek bir uzman kişiye ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız yatırım danışmanlığı firmalarından veya aracı kurumlardan yardım alabilirsiniz. Aracı kurumlar hisse senedi, tahvil, yatırım fonu gibi yatırım araçları üzerine tavsiyelerde bulunurlar

 

Aracı kurumlar müşterilerine nitelik ve nicelik olarak çeşitli servisler sunarlar. Aracı kurumlar sadece menkul kıymet alım satımına aracılık edebildikleri gibi, repo, yatırım danışmanlığı, portföy yöneticiliği kredili menkul kıymet, açığa satış işlemleri ve menkul kıymet ödünç alma ve verme işlemleri, ilk halka arzlarda aracılık işlemleri de yapabilmektedirler. Aracı kurumlar bu hizmetleri için müşterilerinden bir miktar ücret talep ederler. Bazılarının geniş araştırma birimleri vardır, bazıları yalnızca belli tip işlemler üzerinde uzmanlaşmıştır.

 

Menkul kıymet aldığınız veya sattığınız zaman aracı kurumlara komisyon ödenir. Aracı kurumlarda hisse senedi alım satımında uygulanan komisyon oranı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından %0,2 ile %1 arasında sınırlandırılmıştır. Ancak yatırım danışmanlığı için farklı ücret talep edebilirler. Aracı kurumun yatırım danışmanlığı için yüksek ücret veya komisyon istemesi aracı kurumun araştırma maliyetine bağlıdır.

 

Aracı kurum seçerken de dikkatli olmanız gerekir.

 

Aracı Kurum Seçimi

 

Yatırım danışmanınız yapacağınız yatırım konusunda finansal amacınıza uygun olarak doğru karar vermenizde yardım edebilir.

 

Mevcut aracı kurumlar arasından doğru kişiyi ve aracı kurumu seçmek zor olabilir.

 

Bu seçimi yaparken aşağıdaki adımları takip etmek yararlı olacaktır:

 

1. Yatırım uzmanı ile karşılaştığınızda ona amacınızı ve genel yatırım planınızı anlatarak yardımcı olun. Yatırım öncesinde neye ulaşmak istediğinizden emin olun. Ne kadar para yatırabilirsiniz? Yatırımınızın amacı kısa vadeli mi uzun vadeli mi? Ne kadar finansal risk alabilirsiniz? Ne tür vergi yükümlülükleriniz var? Bunların cevabı size bazı yollar gösterecektir.

 

2. Hangi hizmetlere ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Hangi tip hizmetlere ihtiyacınız olduğunu bilmek ve ondan sonra hangi aracı kurumun size uyduğuna karar vermek en iyi yoldur. Çünkü farklı aracı kurumlar belli ücret karşılığı farklı hizmetler sunmaktadır. Eğer yatırımınızı kendiniz seçecekseniz, yalnızca alım satım belgesi olan bir aracı kurumla çalışabilirsiniz. Ama portföyünüzü de yönettirmek istiyorsanız o zaman bu hizmeti sunan bir aracı kurum bulmanız gerekecektir.

 

3. Size referans verecek birilerini arayın. Aile fertlerine, arkadaşlarınıza, meslekdaşlarınıza hangi aracı kurumu tavsiye ettiklerini sorun. Bir kaç tavsiye toplayın sonra belirlediğiniz aracı kurumla yüz yüze görüşme yapın ve onların sizin amacınızı ve risk üstlenme derecenizi iyi anladıklarından emin olun

 

4. SPK’dan ve Borsadan aracı kurumun geçmişini öğrenin

 

5. Kararınızı vermeden önce aracı kuruma aşağıdaki soruları sormaktan çekinmeyin:

 

SPK yetki belgeniz var mı? 

 

· SPK ile disiplin probleminiz var mı? 

 

Daha önceki deneyimleriniz nelerdir? 

 

· Ne tür eğitim aldınız? 

 

· Benim finansal amacımı ve risk toleransımı anladınız mı? 

 

· Sizden paramla ilgili ne tür periodik raporlar alabileceğim?. 

 

· Yatırımımdaki risk nedir? 

 

· Daha fazla bilgiyi nereden alabilirim? 

 

· Yatırımımdan nasıl para kazanacağım? 

 

ARACI KURUMLARLA YAPILACAK SÖZLEŞMELER

 

Aracı kurumunuzu seçtikten sonra yapmanız gereken bazı şeyler vardır. Aracı kurum ile çalışırken bir sözleşme imzalamanız gerekir. Bu sözleşmenin konusu aracı kurumun yararlandığınız hizmetine göre değişmektedir.

 

· Eğer menkul kıymet alım satımı yapıyorsanız aracı kurum ile alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi, 

 

· Eğer portföyünüzü aracı kuruma yönettirecekseniz portföy yönetim sözleşmesi, 

 

· Eğer portföyünüzü yönettirmetip sadece yatırımlarla ilgili tavsiyeler alıyorsanız yatırım danışmanlığı sözleşmesi, 

 

· Eğer repo yaptırıyorsanız repo ve ters repo sözleşmesi, 

 

· Eğer kredili menkul kıymet alım satımı yapıyorsanız kredili menkul kıymetler sözleşmesi, 

 

· Eğer açığa satış yapıyorsanız açığa satış çerçeve sözleşmesi, 

 

· Eğer menkul kıymetleri ödünç alıp veriyorsanız menkul kıymetlerin ödünç işlemi çerçeve sözleşmesi, 

 

yapmanız gerekir.

 

Bu sözleşmelerde bulunması gereken asgari koşullar sözleşme türüne göre değişmekle beraber, hepsinde sözleşme tarafları yatırımcı olarak siz ve hizmeti veren kurum olarak aracı kurum yer almaktadır. Sözleşmelerdeki kimlik bilgilerinizin ve yazışma adresinizin doğru olmasına özen göstermeyi unutmayın. Çünkü herhangi bir anlaşmazlık olduğunda buradaki bilgiler ve hükümler uygulanacaktır.

 

Çok dikkatli olarak sözleşmelerde yazanları okumalısınız çünkü bu sizin hesabınızla ilgili kanuni haklarınızı etkiliyebilir.Yeni bir hesap anlaşmasını şartlarını tamamen anlamadan imzalamayın. Yatırım uzmanının size sözlü olarak söylediği, fakat sözleşmede yer amayan şeylere inanmayın.

 

Aracı kurumla sözleşme yaptıktan sonra bir örneğini almayı unutmayın ve bu örneği kolayca bulabileceğiniz bir yerde saklayın.

 

PROBLEMLER NASIL ÇÖZÜLEBİLİR?

 

Bazı yatırımlar kazandırır, bazıları kaybettirir. Bu doğaldır, zaten bu nedenle riskinizi minimize etmek için portföyünüzü dağıtıyorsunuz. Fakat aldatıldığınız veya kandırıldığınız için para kaybetmemeniz gerekir. Buna karşı önlem alabilirsiniz

 

İşlemlerinizle ilgili bir problem olduğundan şüphelendiğiniz zaman derhal harekete geçmekten çekinmeyin.

 

Bazen problemi çözmek sadece basit bir telefona bağlıdır. Belki kolayca düzeltilebilecek bir hata yapılmıştır. Eğer aracı kurumunuzdaki yatırım uzmanı ile probleminizi çözemiyorsanız firma yöneticisi ile konuşun. Ayrıca bu konuşmanızı tesbit etmek için bir de mektup yazın. Eğer bu yolla sonuca ulaşamazsanız, kanuni yolları başlatabilirsiniz. Bunu genel hukuk kuralları için geçerli olan zaman aşımı süresi ihlal etmeden yapmak gerekir. Kanunlarımızda zaman aşım süreleri konuya göre değişmekle beraber en kısa süre bir yıldır. Yani sorunun doğduğu tarihten itibaren en geç bir yıl içinde dava açılmış olmalıdır.

 

Bu arada Kurula bir dilekçe ile başvurun ve problemin ne olduğunu anlatın. Bazen problemi çözmede size yardım edebiliriz. Sadece kendinizin bu probleme maruz kaldığınızı düşünebilirsiniz ama genellikle böyle durumlarda yalnız değilsinizdir. Bazen sadece tek bir yatırımcının şikayeti bir soruşturma başlatabilir ve varsa aracı kurumun hukuka aykırı bir durumunu ortaya çıkarır.

 

Problemlerle karşılaşıldığında yapılması gerekenlerin sıralaması şöyle olmalıdır;

 

1. Hesap ekstrenizi iyice inceleyin,

 

2. Daha sonra yatırım uzmanı ile konuşun,

 

3. Eğer hala memnun değilseniz aracı kurumun bölüm yöneticisi ile temasa geçin. Bu arada aracı kuruma ilgili olayın tarihini ve şikayet özetini anlatan bir yazı hazırlayın,

 

4. Eğer sorun İMKB’de gerçekleşen bir işlemden kaynaklanıyorsa Borsaya başvurun,

 

5. Kurul’a dilekçe ile başvurun.

 

ARACI KURUMUN GÜVENİLİRLİĞİ 

 

Aracı kurum seçimi yatırım için vereceğiniz en önemli karardır. Yatırımcı olarak çalıştığınız aracı kuruma güvenmek istersiniz.. 

 

Piyasada güvenin sağlanması için kamu otoritesi tarafından bir çok güvenlik yöntemleri uygulanmaktadır

 

Aracı kurumlar yıllık olarak bağımsız denetimden geçerler. 

 

· Sermaye Piyasası Kurulu periyodik incelemeler yapar ve onlardan düzenli bazı belgeler ister. 

 

· Aracı kurum müşterilerinin varlıkları korumak için aracı kurum varlıklarından ayrılmıştır ve müşteri varlıkları Takas ve Saklama Bankasında tutulmaktadır. 

 

· Ayrıca SPK’nın kısıtlayıcı bazı düzenlemeleri vardır. 

 

· Sermaye Piyasası Kurulu haksızlık edenleri tespit ettiğinde gerekli kanuni yolları başlatmaktadır.

 

Bütün bu düzenlemelere rağmen gene de bazen yatırımcıları kayba uğratacak işlemler gerçekleşebilmektedir.

 

Kendinizi korumak için aracı kurumun Kuruldan izin almış olup olmadığına mutlaka bakın ve haklarında herhangi bir suç duyurusu olup olmadığını araştırın. Kurulun web sayfasından suç duyuruları görülebilir.

 

YATIRIM İŞLEMLERİNİZİN KONTROLU

 

İster ayda bir çok kez alım satım yapan aktif yatırımcı, ister seyrek işlem yapıp aldığınızı elinizde tutan müşteri olun, her zaman yatırımınızın nasıl gittiğini yakından izlemeniz gerekir.

 

Aracı kuruluşlar yaptıkları işlemlerle ilgili olarak;

 

· Hesap ekstresi, 

 

· Müşteri menkul kıymet hareket listesi, 

 

· Müşteri menkul kıymet hareket dökümünü 

 

aylık dönemler itibarıyla işlem yapılan ayı izleyen 7 gün içinde müşterilerinin adreslerine göndermek zorundadırlar. Ancak bir önceki ay müşteri tarafından aracı kuruluşta hiç bir işlem yapılmamışsa bu durumda bu belgeleri göndermeyebilirler.

 

Hesabınızın son durumunu ve diğer bilgileri aracı kurumunuzu arayarak da alabilirsiniz. Takasbank’ta müşteri numarasını ve şifrenizi girerek varlıklarınızı yani saklamada bulunan hisse senetleriniz ile ilgili bilgileri öğrenebilirsiniz. Bazı banka aracı kurumlarının online servisleri ile hesap bilgilerinizi alabilirsiniz.

 

Tipik bir aylık hesap durumunda portföyünüz ile ilgili tüm bilgileri öğrenebilirsiniz. Hesap durumunuzdan hesabınıza yapılan eklemeleri ve çıkarmaları, menkul kıymetlerinizin cari piyasa değerini, nakitinizi ve menkul kıymet adedinizi bulabilirsiniz. Portföy değeriniz ekstreden ekstreye değişebilir. Menkul kıymet hareket listesi menkul kıymet bazında alış ve satışlarını verir. Müşteri menkul kıymet hareket dökümü emanetteki, yani saklamadaki menkul kıymetleri gösterilir.

 

Ekstrenizi aldığınızda varlıklarınızın değişimine bakın. Emirlerinize uygun işlem yapılıp yapılmadığına bakın. Soru sormaktan korkmayın. Ekstrenizi saklayın. Sorun olduğunda veya vergi zamanı geldiğinde bu belgeye ihtiyacınız olacaktır.

 

Hesap kapatılırken cari hesap ekstresi alınması unutulmamalı ve bu ekstreye itiraz edilmezse ekstreyi kabul ettiği anlamına gelmektedir. Aynı şekilde her ay gönderilen ekstreye hemen itiraz edilmezse esktre kabul edilmiş olur. Yani yapılan işlemlere icazet verilmiş olur. Bu durumda daha sonra şikayette bulunamazsınız.

 

Unutmayın para sizindir, paranıza sahip çıkın!

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KÜRESEL EKONOMİDE KÜÇÜLME KAYGISI ARTTI

11/10/2008 • Kategori: ekonomi

Eylül 2008 Merrill Lynch Fon Yönetileri Araştırması`na göre, 10 yatırımcıdan altısı küresel ekonomide küçülme bekliyor.

 

İSTANBUL(ANKA)- Küresel finans piyasalarında koşullar giderek krize dönüşürken, dünya ekonomisine ilişkin yavaşlama beklentileri yerini küçülme kaygısına bırakıyor.

 

Eylül 2008 Merrill Lynch Fon Yönetileri Araştırması, 10 yatırımcıdan altısının küresel ekonomide negatif büyüme (küçülme) beklediğini ortaya koydu. Araştırmaya göre küresel bazda ekonomik durgunluk beklentisi hızla tırmanırken riskten kaçış en yüksek noktaya ulaştı. 5-11 Eylül arasında yapılan küresel araştırmaya toplam 641 milyar dolarlık varlık yöneten 186 fon yöneticisi, bölgesel araştırmaya ise yönettiği varlıkların toplamı 416 milyar dolar olan 162 fon yöneticisi katıldı. Merrill Lynch araştırmanın, Taylor Nelson Sofres(TNS) şirketinin desteği ile yürütüldüğünü kaydetti.

 

-KÜRESEL EKONOMİNİN GELECEĞİNE İLİŞKİN KORKULAR

 

Araştırma sonuçlarına ilişkin Merrill Lynch`ten yapılan açıklamada, Eylül ayı araştırmasına katılanların yüzde 61`inin gelecek 12 ay içinde durgunluk olacağına inanmasının, küresel ekonominin geleceğiyle ilgili korkuları açık şekilde ortaya koyduğu hatırlatılarak şu değerlendirmede bulunuldu:

 

`Bu korkuların yansıması sonucu yatırımcılar bugüne kadar görülmemiş bir boyutta riskten kaçış psikolojisi içine girdiler ve araştırmanın Risk ve Likidite sepeti de son on yılın en düşük düzeyine indi. Araştırmaya katılanların, Ağustos ayına kıyasla ikiye katlanan yüzde 39`luk bir kesimi ortamı, olumsuz olarak değerlendirirken likidite (pazar derinliği ve alım satım kolaylığı) durumu da giderek kötüleşti. Güven ortamına kaçışa dikkat çeken araştırmaya göre yatırımcıların tahvil portföyleri son on yıldır ilk kez gösterge üstü pozisyona geçti.`

 

Merrill Lynch Avrupa Hisse Senedi Piyasaları Baş Stratejisti Karen Olney, değerlendirmesinde `Yatırımcılar, ortada durgunluk tehlikesi varken ve bankacılık sistemi bu kadar baskı altındayken enflasyonu önemsemiyorlar bile. Açık bir şekilde para politikalarının çok sıkı olduğunu ve faizlerin aşağı çekilmesi gerektiğini belirtiyorlar` dedi.

 

-AVRUPA PAZARINA KARŞI TAVIR KÖTÜLEŞİYOR

 

Açıklamada beklentilerin 2001 yılında görülen alt seviyelere indiğinden Avrupalı yatırımcıların enflasyon konusundaki görüşlerinin de radikal biçimde değiştiği vurgulanarak, `Haziran ayında yüzde 32`lik bir kesim önümüzdeki 12 ay içinde enflasyonun artacağını öngörüyordu. Şimdi ise yüzde 69 enflasyonun düşmesini bekliyor. Dolayısıyla Avrupa Merkez Bankası`nın faizleri indirmesi yönünde iştahlar artmış durumda. Katılanların yaklaşık üçte ikisi (yüzde 65) Avrupa`daki para politikalarının çok sıkı olduğu inancında ki böyle düşünenlerin oranı Ağustos ayındaki yüzde 36`ya göre hayli artmış durumda` denildi.

 

-GELİŞEN PİYASALARDA DEĞİŞİM

 

Açıklamada düşen emtia fiyatları, küresel büyüme endişeleri ve gelişen piyasa ekonomilerinde ortaya çıkan enflasyon korkuları nedeniyle yatırımcıların gelişen piyasaların hisse senetlerinde 2001 yılından bu yana en düşük gösterge altı pozisyonlara kaydıkları belirtildi. Bu konuda Merrill Lynch Yerel Piyasalar Stratejisti Benoit Anne `ABD`deki finansal kuruluşların devasa boyuttaki problemleri, gelişen piyasaların para birimleri üzerinde olumsuz etki yapıyor. Bu son olaylar büyük ihtimalle daha da büyük bir riskten kaçışa neden olacak ve gelişen piyasaların para birimlerinde keskin düzeltmelere neden olacak` görüşünü savundu. (ANKA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BANKA VE KREDİ KARTI KULLANIM ALIŞKANLIKLARI

11/10/2008 • Kategori: ekonomi






   BANKA VE KREDİ KARTI KULLANIM ALIŞKANLIKLARI...      

 

 

02 Mayıs 2007

 

BANKA VE KREDİ KARTI KULLANIM ALIŞKANLIKLARI... -BKM TARAFINDAN 18 İLDE YAPTIRILAN ''BKM KART MONİTÖR'' ARAŞTIRMASINA GÖRE, KART SAHİPLİĞİ ORANINDA YÜZDE 65,5 İLE ERKEKLER ÖNDE -TOPLAM 32 MİLYON 926 BİN 791 ADET KREDİ KARTI BULUNAN VE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN KART SAHİPLİĞİ ORANININ 1,9'A YÜKSELDİĞİ TÜRKİYE'DE, FAİZLER DEĞİŞSE DE KREDİ KARTINI AYNEN KULLANMAYA DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNENLERİN ORANI YÜZDE 50,3 -KREDİ KARTI KULLANICILARININ YÜZDE 74,7'Sİ HER AY KREDİ KARTI BORCUNUN TAMAMINI ÖDÜYOR -YÜZDE 21 İLE ELEKTRİK, SU VE BENZERİ FATURA ÖDEMELERİ KART KULLANILMASININ İSTENDİĞİ SEKTÖRLERİN BAŞINDA YER ALIRKEN, YÜZDE 12'Sİ PAZARLARDA, YÜZDE 10'U DEVLET DAİRELERİNDE DE KREDİ KARTI KULLANMAK İSTİYOR

İSTANBUL (A.A) - Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından yaptırılan araştırmaya göre, toplam 32 milyon 926 bin 791 adet kredi kartı bulunan Türkiye'de kişi başına düşen kart sahipliği oranı yüzde 1,9'a yükseldi.
     Türkiye'de banka ve kredi kartı kullanım alışkanlıklarını ortaya koymak amacıyla kart sahipleri ve iş yerleri ile gerçekleştirilen ''BKM Kart Monitör 2006'', ülke genelinde kentsel nüfusun yoğun olduğu 18 ilde bin 48 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapıldı.
     BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal'in, araştırma sonuçlarına ilişkin AA muhabirine verdiği bilgiye göre, kredi kartı sahipliği oranında yüzde 65,5 ile erkekler önde yer alırken, kadın kredi kartı sahipleri ise kalan yüzde 34,5'i oluşturdu. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 70'i lise, lisans ve yüksek lisans mezunu iken, yüzde 56,8'ini tam zamanlı çalışanlar, yüzde 17,5'ini emekliler, yüzde 60,6'sı ev sahibi ve çocuklu ailelerden oluşuyor.
     Toplam kredi kartı sayısının 32 milyon 926 bin 791 olduğu Türkiye'de kredi kartı sahiplerinin yüzde 49,5'inin sadece tek bir kredi kartı bulunurken, cüzdanında iki adet kart taşıyanların oranı yüzde 26,7. Üç adetten fazla kart sahibi olanların oranının yüzde 22,4, beş ve daha fazla kredi kartı taşıyanların oranının yüzde 5,9 olduğu araştırmaya göre, 2005'te 1,7 olan ortalama kişi başı kart sahipliği oranı 2006 yılı sonunda 1,9'a yükseldi.
    
     -TAKSİT, EN FAZLA 51-100 YTL ARASINDA KULLANILIYOR-
    
     Kullanıcıların yüzde 27,5'i kredi kartlarını ceplerinden çıkardıklarında en çok 51-100 YTL arasındaki alışverişlerinde taksit imkanını kullanırken, 101-250 YTL arasında en çok taksit yaptıranların oranı yüzde 25,2 oldu. 500 YTL üstü alışverişlerde taksit yaptıranların oranı ise yüzde 7,2 seviyesinde bulunuyor.
     Aylık ortalama kredi kartı kullanım miktarının 788 YTL olduğu araştırmaya göre, en fazla kullanım oranı olan 29'luk kesim 101-300 YTL arasında harcama yaparken, yüzde 19,6'sı 301-500 YTL, yüzde 13,2'si bin-3 bin YTL, yüzde 12,6'sı 501-750 YTL, yüzde 1,6'sı da 5 bin YTL ve üstü alışverişlerde kullanıyor.
     10 YTL'den az alışverişlerde kredi kartı kullananların oranı yüzde 14 iken, 11-20 YTL alışverişlerde bu oran yüzde 21, 21-50 YTL arasında ise bu oran yüzde 28 oldu. 500 YTL üzeri alışverişte kredi kartını kullananların oranı ise yüzde 3.
     Kullanıcıların ağırlıklı olarak düşük tutarlı harcamalarda kredi kartını tercih ettiği ortaya çıkan araştırmaya göre, kredi kartını her gün kullananların oranı yüzde 13 olurken, yüzde 19'luk kesim ayda 10-15 kez, yüzde 18'lik kesim ayda dört-beş kez, yüzde 13'lük kesim ayda iki kez, yüzde 11'lik kesim ayda üç kez, yüzde 10'luk kesim ise ayda bir kez kredi kartı kullanıyor.
     Kredi kartı kullanıcılarının yüzde 74,7'si her ay kredi kart borcunun tamamını öderken, yüzde 14,6'sı asgari ödeme tutarını, yüzde 4,8'i borcun yüzde 40'ını, yüzde 2,8'i borcun yüzde 60'ını, yüzde 1,3'lük kesim ise borcun yüzde 80'ini ödüyor.
     Ödemesini banka şubesinden yapanların oranı yüzde 60,6 iken, ATM'lerden ödeyenlerin oranı yüzde 14,5, otomatik ödeme yapanların oranı yüzde 13,1, internetten ödeyenlerin oranı yüzde 5,4, PTT üzerinden ödeyenlerin oranı ise yüzde 4 düzeyinde bulunuyor. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 77'si ise kartından nakit avans çekmiyor.
    
     -''FAİZE BAKMAYIZ, KART KULLANMAYA DEVAM EDERİZ''-
    
     Araştırmaya göre, kullanıcıların çoğunluğu için kredi kartı faiz oranları bağlayıcı olmazken, faizler değişse de kredi kartını aynen kullanmaya devam edeceğini düşünenlerin oranı yüzde 50,3, faizlerin yükselmesi durumunda harcamalarını azaltacağını belirtenlerin oranı yüzde 24,3 olurken, yüzde 12,8'lik kesim ise faiz oranlarının düşmesi durumunda harcamalarını artıracağını belirtiyor.
     Kredi kartı kullanıcılarının yüzde 58'i bir sorun yaşamadığını dile getirirken, yaşanan sorunlar konusunda yüzde 16'sı faizlerin yüksekliğine, yüzde 6'si ekstre gecikmesine, yüzde 5'i ödeme zorluklarına, yüzde 4'ü limit kullanımında sorunlara, yüzde 2'si üyelik ücretine ve güvenlikle ilgili sorunlara dikkat çekiyor.
     Kullanıcıların yüzde 20'si ek kart sahibi iken, bunların yüzde 14,3'ü bir, yüzde 3,9'u iki, yüzde 1,2'si ise üç adet ek kredi kartına sahip bulunuyor.
     İş yerlerindeki araştırmaya göre de kredi kartını kabul etmenin müşteri sayısını artıracağını düşünenlerin oranı yüzde 81,2 düzeyinde.
     BKM Kart Monitör araştırmasına göre, aylık harcamalarının yüzde 60'ını kredi kartıyla, yüzde 40'ını nakit olarak gerçekleştiren kart sahiplerinin kredi kartını kullanmak istediği sektörlerin başında yüzde 21 ile elektrik, su ve benzeri fatura ödemeleri geliyor. Yüzde 12'lik kesim pazarlarda da kart kullanmak isterken, devlet dairelerinde kredi kartının kullanılabilmesini isteyenlerin oranı yüzde 10 düzeyinde.
    
     -''BİRAZ YÜKSEK FAİZ ÖDERİM, AMA ÖDÜL, TAKSİT DAHA CAZİP''-
    
     BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal, araştırmayı yıllık olarak yaptıklarını kaydederek, faiz yükselse de harcamasını değiştirmeyeceğini belirtenlerin oranının yüksekliğine ilişkin, özellikle puan sistemleri, taksit gibi olanakların etkisiyle bu tüketicilerin ''Biraz yüksek faiz ödemeye razıyım, ama ödül puanları, taksit oranları benim için daha cazip. Dolayısıyla biraz daha yüksek faizi kabul edebilirim'' şeklinde düşündüğünü söyledi.
     Özinal, kartlı alışverişlerde ciro artış hızının artık krizlerden bağımsız olarak belli bir trende girdiğini, bu açıdan değerlendirildiğinde kartlı ciroların artış hızının her yıl düştüğünü belirterek, bunun belli bir doygunluğa ulaşılmasından kaynaklandığını ifade etti.
     Şu anda Türkiye'de ciro bazındaki artışın ortalama yüzde 20'ler civarında olduğuna değinen Özinal, ''Şu anda ülkede yaşanan sıkıntı veya gerginliğin kart harcamalarında etkili olmayacağını, aynı trendin devam edeceğini düşünüyorum'' dedi.
    
     -CHIP & PIN KULLANIMI-
    
     Kart kullanımında imza uygulamasının 30 Haziran'da sona ereceğini, 1 Temmuz'da yeni altyapının tamamen devreye gireceğini ve imza olayının tarihe karışacağını hatırlatan Özinal, kartların yüzde 94'ünün şu an itibarıyla çiplendiğini, POS'ların yüzde 96'sının, ATM'lerin de yüzde 74'ünün şifre uyumuna dönüştürüldüğünü, şifre kullanımında ise yüzde 71'lere gelindiğini bildirdi.
     31 Mart 2006-1 Mayıs 2007 arasındaki bir yıllık dönemde güvenlik konusunda çok olumlu sonuçlar alındığını vurgulayan Özinal, sahtecilik ve dolandırıcılık rakamlarında beklentilerin ötesinde yüzde 55'lik düşüşler yaşandığını, bu oranın Temmuz'a kadar yüzde 60'a kadar çıkmasını öngördüklerini kaydetti.




















.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!